Vatandaşın arazisine çöken çökene!
Öyle ilginç bir olay paylaşacağım ki şimdi, “Bu ancak Türkiye’de yaşanırdı zaten” diyeceksiniz.
Bundan yıllar yıllar önce Devlet Demir Yolları, Ataevler, Ata Çarşı Bölgesi’nde tren istasyonu yapmak için arazi satın alıyor.
Fakat daha sonra değiştirilen tren yolu nedeniyle Ataevler’deki arazi boşa çıkar. Boş kalan araziyi Nilüfer Belediyesi sahiplenir. Ya da başka bir ifadeyle ‘çöker!’
Nilüfer Belediyesi’nin imar planlarından Devlet Demir Yolları’nın haberi yok, çünkü bildirilmemiş!..
Hatta iddia odur ki… Nilüfer Belediyesi, sadece Ataevler’de değil, birçok yerde (Mesela Özlüce’de de) Devlet Demir Yolları’nın arazilerine el atmış.
Ataevler’deki Devlet Demir Yolları’na ait olan bu arazi Nilüfer Belediyesi tarafından kiralanmaya başlanmış.
Yaklaşık 20 yıldır bu arazide kiracı var!..
Son 7 yılın kiracısı ise Ataevler Spor Kulübü Derneği.
Nilüfer Belediyesi, Ataevler Spor Kulübü Derneği’ni sözleşme süresi dolduğu için tesislerden çıkarmak istedi. Fakat, belediyenin avukatlarının zamanında ihbar çekmeyerek tebligat göndermediği için, sözleşme otomatik olarak yenileniyor.
Ve bu durum mahkemeye taşınıyor. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı veriyor.
Fakat, iş biraz daha derinleşince arazinin aslında Devlet Demir Yollarına ait olduğu anlaşılıyor.
Müfettiş gönderiliyor… Devlet Demir Yolları daha sonra Nilüfer Belediyesi’nden bu zamana kadar alınan tüm kira bedelini istiyor.
Hatta, yerini terk etmesini istiyor!..
Nilüfer Belediyesi de Devlet Demir Yolları’nın arazisi üzerinde bulunan ve kendi yapmış olduğu halı sahayı kaldırmak için dün zabıtaları gönderiyor.

Avukat Suna Soydaş’ın anlattıkları şu şekilde:
“Ataevler Spor Kulübü Derneği, yıllardır burayı Nilüfer Belediyesi’ne kira ödeyerek kullanıyor. Hiçbir zaman kirasını aksatmış veya ödememiş değil. Fakat buna rağmen derneği buradan çıkarmak istediler. Burada 200-250 çocuk spor yapıyor. Üstelik sabah 09.00 ila 18.00 arasında bedelsiz olarak mahallenin çocuklarına tahsis ediliyor. Ataevler Spor Kulübü Derneği’nin çıkması için tebligat gönderdiler. Biz mahkemeye başvurarak yürütmeyi durdurma kararı aldık. Mahkeme sürecinde bu arazinin aslında Nilüfer Belediyesi’ne ait olmadığını Devlet Demir Yolları’na ait olduğunu öğrendik. İhbarda bulunduk. Müfettişler gelip inceledi ve Nilüfer Belediyesi’ne araziyi terk etmesini söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin tamamen buradan çıkması ve tüm haklarından vazgeçmesi gerekir ki, 20 yıldır haksızca kira alıyorlar. Fakat, şimdi halı sahayı sökmeye çalışıyorlar. Buna izin vermiyoruz. Kendilerinin burada hiçbir hakkı yoktur.”
****
Dün, belediye ekiplerinin halı sahayı sökmek için gittiklerinde küçük çaplı bir gerginliğin yaşandığını duyunca ben de soluğu tarafların yanında aldım.
Orada bulunan Nilüfer Belediyesi’nin avukatı ile de Bağımsız ve tarafsız gazetecilik adına konuşmak istedim. Kendisine ada-parsel numarasını sordum. Fakat konruşmamayı tercih eden belediye avukatı, herhangi bir bilgi vermedi, vermek istemedi.
Kiracı avukatının anlattıklarını dinlediğim için onların da kendilerini haklı çıkartacak söylemleri olabileciğini, bilgi alma hakkım olduğunu düşünmüştüm. Ama, gördüm ki avukatın da bana cevap vermeme hakkı var!..
Eğer yazımı bu haliyle aktarmam durumunda tarafsızlık ilkesine aykırı hareket edeceğimi düşündüğüm için, işin peşini bırakmadım.
Nilüfer Belediyesi Fen İşleri Müdürü’nün sözlerine şahitlik ettim.
“Burası halı saha, Nilüfer Belediyesi’ne ait. Burayı boşaltıyoruz.”
Araya girdim...
Ben de, ‘Bunla ilgili bir karar var mı ki?’ diye sordum haliyle!..
Yanıt veren! Önce konuşmaktan kaçınan avukat bey oldu: “Bunun için mahkeme kararına gerek yok ki…”
Nasıl yani…
Bugün kaçak yapıyı bile yıkmak için mahkeme kararı gerekmiyor mu?
Sonra düşününce; evet sadece encümen kararı yeterli oluyor. Fakat, karara itiraz edilirse mahkemeye başvurulur. Mahkeme son kararı verir…
****
Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş ile de görüştüm.

Avukat Suna Soydaş’ın anlattıkları şu şekilde:
“Ataevler Spor Kulübü Derneği, yıllardır burayı Nilüfer Belediyesi’ne kira ödeyerek kullanıyor. Hiçbir zaman kirasını aksatmış veya ödememiş değil. Fakat buna rağmen derneği buradan çıkarmak istediler. Burada 200-250 çocuk spor yapıyor. Üstelik sabah 09.00 ila 18.00 arasında bedelsiz olarak mahallenin çocuklarına tahsis ediliyor. Ataevler Spor Kulübü Derneği’nin çıkması için tebligat gönderdiler. Biz mahkemeye başvurarak yürütmeyi durdurma kararı aldık. Mahkeme sürecinde bu arazinin aslında Nilüfer Belediyesi’ne ait olmadığını Devlet Demir Yolları’na ait olduğunu öğrendik. İhbarda bulunduk. Müfettişler gelip inceledi ve Nilüfer Belediyesi’ne araziyi terk etmesini söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin tamamen buradan çıkması ve tüm haklarından vazgeçmesi gerekir ki, 20 yıldır haksızca kira alıyorlar. Fakat, şimdi halı sahayı sökmeye çalışıyorlar. Buna izin vermiyoruz. Kendilerinin burada hiçbir hakkı yoktur.”
****
Dün, belediye ekiplerinin halı sahayı sökmek için gittiklerinde küçük çaplı bir gerginliğin yaşandığını duyunca ben de soluğu tarafların yanında aldım.
Orada bulunan Nilüfer Belediyesi’nin avukatı ile de Bağımsız ve tarafsız gazetecilik adına konuşmak istedim. Kendisine ada-parsel numarasını sordum. Fakat konruşmamayı tercih eden belediye avukatı, herhangi bir bilgi vermedi, vermek istemedi.
Kiracı avukatının anlattıklarını dinlediğim için onların da kendilerini haklı çıkartacak söylemleri olabileciğini, bilgi alma hakkım olduğunu düşünmüştüm. Ama, gördüm ki avukatın da bana cevap vermeme hakkı var!..
Eğer yazımı bu haliyle aktarmam durumunda tarafsızlık ilkesine aykırı hareket edeceğimi düşündüğüm için, işin peşini bırakmadım.
Nilüfer Belediyesi Fen İşleri Müdürü’nün sözlerine şahitlik ettim.
“Burası halı saha, Nilüfer Belediyesi’ne ait. Burayı boşaltıyoruz.”
Araya girdim...
Ben de, ‘Bunla ilgili bir karar var mı ki?’ diye sordum haliyle!..
Yanıt veren! Önce konuşmaktan kaçınan avukat bey oldu: “Bunun için mahkeme kararına gerek yok ki…”
Nasıl yani…
Bugün kaçak yapıyı bile yıkmak için mahkeme kararı gerekmiyor mu?
Sonra düşününce; evet sadece encümen kararı yeterli oluyor. Fakat, karara itiraz edilirse mahkemeye başvurulur. Mahkeme son kararı verir…
****
Ataevler Mahalle Muhtarı Sabiha Güneş ile de görüştüm.

Güneş, “Bu arazi ne belediyenin ne Ataevler Spor Kulübü’nün, ne de Devlet Demir Yolları’nındır. Bu arazi mahallemin çocuklarınındır. Ne olursa olsun, önemli olan buradaki çocuklardır. Ben sadece bunun peşinden giderim. Devlet Demir Yolları’ndan, kaymakamlıktan, validen bu araziyi muhtarlık olarak bize tahsis etmesini ve çocukların rahatça yararlanabilmesi için tesisler yapılmasını isteyeceğim” dedi.
****
Bir ara tartışmalar o kadar arttı, tansiyon o kadar yükseldi ki, polis ekipleri tarafları karakola davet etmek zorunda kaldı.
****
Oranın asıl sahibi olan vatandaşlarla konuştum.
Asıl, onların ne düşündüğü önemli!..
Bir vatandaş, “Burası aslında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasında mahallemizin çocuklarının spor yapacağı alan ama yapamıyorlar. Çünkü izin verilmiyor. Sürekli olarak kapı kilitli. Normalde saat 18.00’dan sonra ücretli olması gereken halı saha, 18.00’dan önce de ücretli. Biz çocuklarımız oynasın diye işletmeye para veriyoruz. Ataevler Spor Kulübü adeta buraya çökmüş durumda. Ayrıca bu sınırlar içerisindeki lokal de kahvehane gibi işletiliyor” derken, başka bir vatandaş da, “Çocuklarımız kesinlikle buradan ücretsiz faydalanamıyor. Mecburen para ödemek zorunda kalıyoruz. Ve Belediye Başkanı Turgay Erdem’den buranın tamamen mahallenin çocuklarının rahatça spor yapabileceği bir yer haline getirilmesini istedik” açıklamasında bulunuyor.
Yıllardır orada oturan yaşça büyük bir ağabeyimiz ise, “Biz bu halı sahadan da burayı işletenlerden de şikayetçiydik. Gece saat 24.00’dan sonra bile maç yapılıyor ve küfürler havada uçuşuyor. Huzurumuz kalmadı. Ayrıca buradan çocuklarımız da faydalanamıyor. Biz çocuklarımızın mahalle kültürüyle ve sporla yetişmesini istiyoruz. Aslında buranın yapılma amacı da buydu fakat amacından tamamen saptı. Ataevler Spor Kulübü feshedildi, ama derneği devam ediyor. Yeni Ataevler Spor Kulübü kuruldu, parasıyla antrenman yapıyorlar. Altınşehir’den çocuklar da parayla kullanıyor, Ankaragücü Spor Kulübü de parayla kullanıyor. Haliyle bizim olan tesis bizim olmaktan çıkmış durumda” diyor.
****
Mülk kimin, mülkün kullanma hakkı kimde, kim neyi istiyor!..
O kadar karman çorman bir şey yaşanıyor ki burada, tarifi mümkün değil…
Kimin haklı olduğuna siz okuyucularım karar versin.
****
Son Not!..
Ben şöyle özetliyorum: Kendi arazisine sahip çıkamayan Devlet Demir Yolları, devletin arazisini babasının malı gibi kullanan Nilüfer Belediyesi, binlerce lirayı belediyenin yapmış olduğu halı sahadan kazanan ve bunun için yine belediyeye kira ödediği için her şeyin sahibi olduğunu sanan kiracı!..
Burada sürekli birileri kazanıyor ama kaybeden her zaman vatandaş ve çocuklar oluyor!..
Bir annenin, “Benim oğlum nerede antrenman yapacak”, başka bir annenin ise, “Kızım nerede rahat rahat oynayacak” sözlerini duyduğumda anladım asıl kaybedeninin kimler olduğunu…





Yorum