Önce ahlak devrimi şart!
Bugünün çocuklarını dünün yöntemleri ile eğitirsek yarınlarından çalarız. (John Dewey)
*****
Dünden daha büyük, yarından daha küçüğüz. Her gün yeni bir bilgi alıyoruz, yaşadığımız her an. Çağ, hızlı ilerliyor ama biz yavaşız…
Geleceğimiz bugün ne yapıyor?
“Bolu’da karın ağrısı şikayeti ile doktora giden 14 yaşındaki lise öğrencisinin hamile olduğu ortaya çıktı.”
“Bursa’da bir öğrenci sigara içerken yakalandığı için intihar etti.”
“Anaokulu öğrencisi okulun camından düşerek hayatını kaybetti.”
****
Onların geleceğiyle övüneceğimize, geleceğini nasıl yok ettiğimizi konuşuyoruz.
Bir yerlerde yanlış yapıyoruz…
Bir şekilde bir noktada hem veli, hem öğretmen, hem idareci hem de bakanlık olarak yanlış yapılıyor.
Ve bu yanlışın düzeltilmesi için çok uzun zaman gerekiyor.
Önce insanın değiştirilmesi gerekiyor.
Bize bir ahlak devrimi gerekiyor.
Bu devrime tüm insanlığımız katılmalı.
Öğrencilerden başlanmalı diyelim ama… Okuldan çıktıktan sonra çevresi yine o ahlaksızlarla dolu…
Bu ülkede bir zamanlar Âdâb-ı Muaşeret dersleri verilirdi okullarda.
Ne oldu, şimdi herkese bu Âdâb-ı Muaşeret’i öğrettik de ihtiyaç mı kalmadı?
- Ayakta bir şeyler yenmez ve içilmez.
- Telefonda arayan kişi ilk olarak kendini tanımlaması gerekir.
- Öksürme veya hapşırma durumunda kişiler el ve mendil ile ağızlarını kapatmalıdır.
- Kalabalık alanlarda yüksek sesle konuşulmamalıdır.
- Biri konuşur iken lafı kesilmemelidir.
- Kalabalık ve toplu alanlarda sakız çiğnenmemelidir.
- Uzun süre kalan misafirlere ayrı bir oda verilmelidir.
- Ellerin pantolon cebine sokulmamalıdır.
- Pazarlık esnasında ürün kötülenmemelidir.
- Yemek davetlerine gecikmeden gidilmelidir.
- Sıra beklenirken kimsenin önüne geçilmemeli ve sıramızın gelmesi beklenmelidir.
- Başkalarının yanında ayakları uzatarak oturulmamalıdır.
- Büyükler karşısında ayak ayaküstüne atılmamalıdır.
- Kusurlar kişilerin yüzüne açık bir şekilde söylenmemelidir.
- Emanet eşyalar geciktirilmeden verilmelidir.
- Bir konuda reddetme esnasında ciddi ve terbiyeli olunmalıdır.
Şimdiki çocuklara sorsak kaç tanesi bilecek bu maddeleri?
Yahu bu ülkede 1985 yılına kadar Kalite dersi verilirdi.
Var mı şimdi bu dersi veren?
****
Aslında iki dersi de veren bir okul var. Ne yazık ki, devlet okulları bu konuda çok yetersiz, ama Bursa’da Uludağ Koleji, önce insanı değiştirecek dersler veriyor.
İsmi Âdâb-ı Muaşeret değil, eşdeğeri olan ‘Görgü Kuralları…’
1985 yılından bu yana verilmeyen Kalite dersi de verilmeye başlıyor artık.
Hem de Bursa’nın kalite şehri olarak anılmasını isteyen ve bu amaç uğruna çalışan Kalite Birliği Derneği (KALBİR) tarafından veriliyor.
Kalbir Onursal Başkanı Prof. Dr. Erkan Işığıçok, Kalbir Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karaman, Kalbir Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Özdeniz, Uludağ Koleji’nde derslere girecek ve kaliteyi anlatacak. Bu dersin geçeni, kalanı olmayacak. Yani bir not sistemi yok. Sadece daha kaliteli bir insan olmak için yapılıyor ve tamamen karşılıksız, bedelsiz bir ders…
Uludağ Koleji yönetimi ve KALBİR arasında imzalanan protokol töreninde konuşan Kalbir Onursal Başkanı Prof. Dr. Erkan Işığıçok yaptığı sunumda dersin gerekliliğini anlatırken asıl mesajı şu cümleyle verdi: “Kimse görmediğinde de doğru olanı yapmak.”
Bu herkes için geçerli olsa keşke…
Sadece şov yapmak için değil de, gerçekten doğrusu bu olduğu için yapsak…
Umarım kalite dersinde öncü olan Uludağ Koleji’ni başta özel okullar olmak üzere herkes örnek alır. Ve neredeyse 40 yıldır verilmeyen kalite dersi Milli Eğitim Bakanlığı’nca tekrar müfredata alınır.
Uludağ Koleji sadece bu 2 dersle farkını ortaya koymuyormuş meğerse…
Uludağ Gelişim Akademisi’nde tüm eğitim hayatını kapsayan bir değerler eğitimi var.
1. Sınıf : İletişim ve Beden Dili
2. Sınıf : Konuşma Becerileri
3. Sınıf : Zaman Yönetimi
4. Sınıf : Problem Çözme ve Müzakere Teknikleri
5. Sınıf güz yarı yılı: Analitik Düşünce ve Felsefe
5. Sınıf bahar yarı yılı: Nezaket Kuralları ve Toplumsal Rolümüz
6. Sınıf : Okuma Becerileri
7. Sınıf : Yaratıcı Yazarlık
8. Sınıf : Etkili Liderlik ve Yönetim Becerileri
*****
İşte bunlar bizi geleceğe taşıyacak dersler.
Ama maalesef şu anda tek bildiğimiz şey akademik başarı var mı yok mu?
Aslında Uludağ Koleji öğrencileri üniversiteye gitmeden üniversite eğitimi alıyor.
Çünkü;
Uludağ Koleji Bilim Kurulu’nda Prof. Dr. Kadir Çüçen, Prof. Dr. Rıza Sam, Prof. Dr. Zübeyde Sinem Genç, Prof. Dr. Şenay Şahin, Dr. İbrahim Öztahtalı var.
Uludağ Gelişim Akademisi’ndeki dersler ise, Öğretim Görevlisi Nilüfer İnceman Akgün, Dr. Barış Gül, Dr. Nuray Koç, Dr. Zeynep Berke tarafından veriliyor.
*****
Anladığımız kadarıyla bu okulda, üniversiteye değil, hayata hazırlık var.





Yorum