İYİ malzeme çıktı!
Bazen hayretle izliyorum.
Özellikle İYİ Parti delege seçimlerini…
Sonra kulis bilgisi yazan meslektaşlarımın yazılarını okuyorum. Daha da hayret ediyorum.
Sanırım yavaş yavaş bir devrin sonuna geliyoruz.
Artık oturduğun yerden yazı yazma devri bitiyor!..
Elbette buradan meslek büyüklerimi eleştirecek değilim. Ama yazılan her yanlış bilgiyi düzeltmek gibi bir misyon edinmişim kendi kendime.
Herkesin söz hakkı olduğunu düşünüyorum.
Ve her zaman bir okur olarak ‘Ya öyle değilse’ sorusunu soruyorum.
Ve bir yazar olarak da ‘Öyle değilmiş’i kanıtlıyorum.
****
İYİ Parti’nin delege seçimleri geçen hafta pazar günü sona erdi.
Bilmiyorum daha önce hiç delege seçimlerinin nasıl yapıldığını gören oldu mu?
Ama bizzat ben, Mudanya’da kendim izledim nasıl yapıldığını.
Söz açılmışken Mudanya’yla başlayayım.
30 Ekim Pazar günü, Mudanya İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirildi delege seçimi.
Ve her üyeye delege seçimi olacağına dair mesaj gönderildi.
Daha önce de ‘Delege olmak isteyenler şu şu belgelerle ilçe başkanlığına başvurabilir’ diye üyelerin tamamına mesaj atılmıştı zaten.
****
Seçimin yapıldığı gün, izinliydim. Ve izinli olmama rağmen günümü orada geçirdim.
Gerçekten nasıl bir seçim olduğunu merak ediyordum.
Delege seçiminde oy kullanmak isteyen yüzlerce kişi tek tek geldi İlçe Başkanlığı’na ve mahallesinin listesini aldı.
Çarşaf listeydi.
Divan üyeleri, hangi mahallenin üyesinin en az ve en çok kaç delegeye oy verebileceğini tek tek söyledi.
Hatta çarşaf listenin üzerinde de mahallesinin kaç delege çıkarabildiğini yazmışlardı.
Tabi bu sadece Mudanya’da değil, tüm ilçelerde aynı şekilde yapıldı.
Genel Merkez’den gönderilen genelge neyse harfiyen uyguladılar.
Hatta Mudanya’da 3 tane sandık konulmuştu.
Biri Mudanya mahalleleri, diğeri Güzelyalı mahalleleri diğeri de kırsal mahalleler.
Oy kullanma süresi saat 18.00’da bitti.
****
Mudanya İlçe Başkanlığı’nın fiziki durumunu anlatmak gerekirse, toplam da 2 kapısı var, biri dış kapı diğeri ise İlçe Başkanı’nın odasının kapısı. Başkanın odası da çok küçük zaten.
Diğer yerlerde kapı yok!
Kapı olmaması gibi, herkesin ne yaptığı açık açık gözlemlenebiliyor zaten.
Neyse sandıklar yine de herkesin görebileceği giriş bölümüne çekildi. Burada tek tek oylar sayılmaya başlandı.
Bir üyenin oyunun geçerli olabilmesi için yeterli sayıdaki kişiye oy vermiş olması gerekiyor. Ama birkaç oy pusulasında sadece 1 kişiye oy çıktı. Mesela en az 10 kişiye oy vermesi gerekirken oy pusulasında 1 kişiye oy verirseniz o oy geçersiz sayılır…
Sonuç olarak delege seçilenler ilan edildi.
Tutulmuş bir tutanak yok!
Yanlış yapıldığına dair bir belge yok!
Seçim Kurulu’na giden bir itiraz yok!
Gayet güzel bir başlangıç yaptı Mudanya.
****
Gelelim Osmangazi’ye.
Dr. Mehmet Hasanoğlu, defalarca güven tazeledi.
Siyaseti de mevzuatı da iyi bilen bir isim.
Kendisi hakkında yazılanları okudum, söylenenleri duydum.
Mesela birkaç kişiyi delege yazdırmamış diyorlar. İyi de bu onun karar verebileceği bir durum değil ki… Başvuran herkes eğer, belgeleri tam ise ilçe delege adayı olabilir.
İl delegesi seçmiyor ki İlçe Başkanı Hasanoğlu… Onu ancak o zaman konuşabiliriz. Kaldı ki bu da biz yazarların karar verebileceği bir şey değildir.
Mehmet Hasanoğlu’nun eski İl Başkanı Yahya Bahadır’ı delege yazmadığını söyleyenlere şaşırıyorum. Dedim ya seçilememiş birini delege yapmak gibi lüksü nasıl olsun. Ayrıca Yahya Bahadır’ın eşi hanım efendi delege olmuş. Nasıl seçilmiş konusuna gelince Osmangazi İlçe Yönetimi yüzde 25 kadın kotası uyguluyor. Yani ondan daha fazla oy alan bir erkek delege olamazken, hanımefendi olabiliyor. Yüzde 25 kadın kotasından kesinlikle taviz verilmiyor.
*****
Gelelim en çok konuşulan ilçeye…
Yani Yıldırım’a!
İlçe başkan adayları henüz delege seçimi olmadan adaylıklarını açıkladı.
Böyle olunca 2 grup da kendi delegesini seçtirmeye çalıştı tabi.
Ama kararı verecek olan yine Yıldırım İlçesine bağlı İYİ Parti üyeleriydi.
Sevgili meslektaşım ve masa arkadaşım Çağla Şahin’in yazdıklarını okuduğumuzda sanki delege seçimi değil de kongre seçimi yapılıyormuş havasını gördük.
Hatta öyle ki, sevgili meslektaşım başlığı bile delege seçimi yerine kongre seçimi olarak vermiş.
Okumak isteyenler için buraya link bırakıyorum. https://www.nobetcigazete.com/yazarlar/cagla-sahin/iyi-parti-yildirim-kongresi-demokratik-miydi-yoksa/348/
Tabi ki sehven yapılmış bir hata!..
Ama seçimleri izlediğinizde gerçekten de delege değil kongre seçimiydi sanki.
Kim daha fazla delege çıkardı!...
Kongreye biraz daha var. Delegelerin kongrede kimi ilçe başkanlığına seçeceği hiç belli olmaz.
Bir konuşma, bir kelime her şeyi değiştirir.
Daha kötü bir ifadeyle; her oy kuliste satılabilir!
****
Güven Turan, basın turuna çıktı bile…
İlk durak biz miydik bilmiyorum ama baya uzun bir sohbet gerçekleştirdik.
Kendisine, delege seçimlerinde kimi destekleyenler daha fazla diye sordum. Turan, “Bizimki” dedi.
“Aynı şeyi Serkan Beklen de söylüyor” dedim. Rakamlar paylaştı.
26 Kasım’da her şey belli olacak…
***
TREN KAÇTI AMA…
Öte yandan İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, dün Nilüfer’in en kıymetli yerlerinden biri olan TOFAŞ Spor Salonu yanındaki 6.53 hektarlık arazinin, ‘kentsel dönüşüm ve geliştirme alanı’ yapılmasına karşı çıkmak için burada bir eylem düzenledi. Konuyu zaten bir akşam önce EnBursa.com yazarı Yüksel Baysal’ın yazısından öğrenmiştik. Ama bir kez de Türkoğlu’ndan dinleyelim diyerek gittik bu basın açıklamasına…
****
Bahse konu olan karar şu şekilde:
“Nilüfer İlçesi, Fethiye Mahallesi, 1871 ada 2-4-5 parseller,1867 ada 1 parsel ve 1865 ada 2-3-4 parselleri kapsayan yaklaşık 6,53 ha büyüklüğündeki alan, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7/e maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73’üncü maddesi uyarınca, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 26.07.2022 gün ve 1012 sayılı kararı ile ‘Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı’ ilan edilmiştir.”
****
Türkoğlu’nun açıklaması ise şöyle:
“Nilüfer’in en kıymetli yerlerinden biri olan TOFAŞ Spor Salonu yanındaki 6.53 hektarlık araziyi, ‘kentsel dönüşüm ve geliştirme alanı’ olarak tescil ederek, ticari alan ve konut imarına açmak için neredeyse akla karayı seçiyorlar. Yol yakınken buradan uyarıyoruz. Vakıflar, Hazine ve TEDAŞ mülkiyetindeki rekreasyon ve yeşil alan olarak ayrılmış olan bu arazinin, yapılaşmaya açılması, Bursa adına yeni bir imar cinayeti anlamına geliyor, haberiniz olsun. Burası gerçekte rekreasyon ve yeşil alan olarak ayrılmış çok kıymetli bir arazi ve hemen yanı başımızdaki, sağlık alanı olarak ayrılan yerle bütünleşik bir konumda bulunuyor. Bu bölgeyi konuta ve ticari alana açtıktan sonra, sıra az ilerdeki Nilüfer halk konserlerinin yapıldığı, aslında hastane arazisi olarak ayrılan yere gelecek?”
****
Şimdi…
Üzgünüm ama tren kaçtı…
Bu eylem daha önce yapılması gerekirdi.
Mesela ilk meclise geldiğinde yapılmalıydı. Ya da İmar Komisyonu’na havale edildiğinde… Veya daha en başında. Böyle bir duyum alındığında.
Şimdi ise geçmiş olsun!..
***
Mesele şu:
Burası yeşil alan.
Kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş olsa bile bu alan kadar bölge yeşil alan olarak kazandırılmalı.
Burada ise asıl önemli olan konu, yasa diyor ki… Kaç metrekare yeşil alanı imara açtıysan o kadar yeşil alan yapmak zorundasın ve bunu yeşil alandan kıstığın noktaya en yakın yerden yapmalısın. Ayrıca burada bir nüfus yoğunluğu olacağından dolayı aynı şekilde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı’nın içinde de yeşil alan bırakmalısın.
Şimdi ne yapılabilir?
Hiçbir şey!..
Proje ortaya çıktıktan sonra ve iş yapılmaya başlandığı an mahkemeye verilebilir.
Bakalım burayı durduracak bir mahkeme kararı aldırılabilecek mi?
****
Son Not!
Bu yazının tamamı toplamda 2 haftada tamamlanabilmiştir. Daha önce yayınlama fırsatı bulamadığım için birçok konuyu bir arada işlemem gerekti. Anlayışınıza sığınıyorum…






Yorum