İktidarı iktidar yapan muhalefettir!

20 yıllık iktidarı, 20 yıldır iktidar yapan muhalefetin ta kendisidir arkadaş… Yapamıyorsanız, çekilin kenarı!
Paylaş:

20 yıllık iktidarı, 20 yıldır iktidar yapan muhalefetin ta kendisidir arkadaş…

Yapamıyorsanız, çekilin kenarı!

***

Zaman buldukça belediye meclis toplantılarına katılmaya çalışıyorum.

Zaman bulmak konusunda sıkıntı çekmesem çok daha fazla katılacağım.

Tam bir komedi oyunu gibi!..

Anladığımız o ki, toplantılar sadece yasal zorunluluk nedeniyle yapılıyor. Yoksa her şey toplantı dışında görüşülüyor…

“Gündemimizin bilmem kaçıncı maddesinin bilmem kaçıncı bendini okundu olarak kabul edenler, etmeyenler, oy birliğiyle okunmuştur.”

Gerçekten kaçı okuyor merak ediyorum…

***

 15 Aralık 2022 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ne katıldım.

Bir gün öncesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yargı, kararını vermiş ve toplumun vicdanı yaralanmıştı. Tabii ki bunun Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ne yansıyacağını bilerek gittim…

DAKİKA BİR GOL BİR!..

Yoklama alındıktan sonra gelmeyen belediye meclis üyelerinin mazeretlerinin kabulü oylamasına geçilecekti.

Fakat, CHP Grup sözcüsü Osman Ayradilli, mazeretli olan belediye meclis üyelerinin mazeretlerini açıklama gereği duydu, hiç gereği yokken hemde!..

Mazeretler hiçbir zaman bildirilmez, sadece mazeretli derler geçerler.

Ama CHP için tam bir propaganda aracıydı ve söylemeden geçmek olmazdı.

“Gelmeyen arkadaşlarımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında verilen karar sonucunda düzenlenen mitinge katıldıkları için…”

Ahmet Yıldız, araya girerek… “Hiçbir zaman mazeretleri sormadık, sormuyoruz da açıklamanıza gerek yok.”

Gerginlik başlamıştı bile…

Meclis görüşmelerine geçilmişti.

Osman Ayradilli yine aldığı sözü, bir şekilde Ekrem İmamoğlu konusuna getirmek istedi.

Fakat, Başkanvekili Ahmet Yıldız, yine araya girerek “Bu konu hakkında sizi konuşturmayacağım” dedi.

Osman Ayradilli “Ne yapacaksın?” cevabını verirken, Ahmet Yıldız, “Gerekirse mikrofonun sesini keserim” diyerek karşılık verdi. Ve tam da o esnada salona toplantıya geç kalan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş girdi.

İstanbul’dan geldiğini belirterek, trafik nedeniyle geciktiğini ifade etti.

Tam o anda içimden, “İstanbul Yolu Caddesi’ndeki trafik demek ki Büyükşehir Belediye Başkanı da olsa insanı etkiliyor” demek istedim. Fakat buna yetkim yoktu!..

Yetkisi olanlar da hiç takılmadı zaten!…

Başkan Aktaş, toplantıyı kaldığı yerden devam ettirdi. Osman Ayradilli, konuşmasına devam etti ama gereksiz yere Ahmet Yıldız’ın gençliğinden falan bahsetti yaklaşık 5 dakika boyunca…

Ahmet Yıldız, yanımıza gelmiş selamlaşmış ve oturmuştu. Osman Ayradilli’nin söylediklerine kulak verince “Hala benden mi bahsediyor ya” dedi gülerek.

Vallahi ne yalan söyleyeyim sadece zaman kaybıydı bu süreç.

***

DOKUNULMAZLIK İSTEĞİ

Osman Ayradilli konuşmasına devam etti. Özetle istediği şey, seçilmişlerin tamamına dokunulmazlık getirilmesiydi.

“Nasıl ki milletvekillerinin dokunulmazlığı var. Bu kadar güçlü bütçe ve nüfusu yöneten halktan oy alarak seçilen belediye başkanları için dokunulmazlık yok. Tüm yatırımları Ankara yapıyor. Belediyeler rahat. Bursa'mız bu noktada ihmal ediliyor. Hukuk herkese lazımdır. Hukukçu değiliz fakat burası bir yerel yönetim meclisi ise İmamoğlu'na yapılan karar sizin hakkınızda da olsa karşı çıkardık” dedi.

Kulaklarıma inanmak istedim.

Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasını istemiyor muyduk biz?

Alinur Aktaş’ın cevabı geçmişi hatırlatmak oldu…

“İstanbul'daki bir hukuki karardır. CHP ve İYİ Partililer de ciddi mutluluk olduğunu görüyorum. Sayın Akşener'in sarılıp sevinir gibi olması başka şeyler akıllara getiriyor. Burası Bursa’nın dertlerini konuşma yeri. İnsanları saat 4’ten önce Saraçhane’ye çağırmaları, sanki bir beklenti varmış gibi gözüktü. Ama şunu hatırlatmak isterim. 30 Ağustos’la ilgili buradaki sözlerimin bir kısmı kesilerek bütün kamuoyuna CHP’li arkadaşlar tarafından sosyal medyada köpürtülerek yansımıştı. Ne ölmüş anam kaldı ne de hayatta olan eşim kaldı. Bunlardan dolayı da tazminat davaları açtım ve kazandım. Kazandığım davalardan gelen paraların 1 lirasını ellemedim o parayla anamın, babamın adına Ana Kucağı yaptıracağım. Keşke sizlerden de bir kişi kalkıp bu konuyla alakalı tepki verseydi.”

****

BÜYÜKŞEHİR STADYUMU’NUN ADI ATATÜRK OLSUN

İYİ Parti Grup Sözcüsü Adnan Akın ise Bursa Büyükşehir Belediyesi Stadı isminin Bursaspor Atatürk stadı olmasını talep etti.

“Fenerbahçe yöneticilerinin kendi statlarının ismini Fenerbahçe Atatürk Stadyumu olarak değiştiriyorsa; bunu biz neden yapmıyoruz? Bugün verdiğimiz, gündeme alınan önergemizin ilgili komisyonda görüşülerek bu ahde vefanın yerine getirilmesini talep ediyoruz.”

Bu konuda da sert konuşan Alinur Aktaş, “Siz bizim Atatürk sevgimizi mi test etmeye çalışıyorsunuz? Atatürk bu ülkenin kurucusudur. 10 Kasım'da gerçekten rahmetle anıyoruz. Bizim Atatürk sevgimizi ölçemezsiniz. Stadın önüne arkasına Atatürk ismi takılabilir. Aynı konuyu Atatürk Spor Salonu içinde dile getirdiniz” dedi…

Buraya kadar her şey normal de buradan sonra söylediği sözler, direkt olarak İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu’nu hedef alır nitelikteydi.

“Bandırmaspor maçından 5 dakika sonra sizin il başkanınız, mutlu bir şekilde, takıma zor dönemde sahip çıkanlara karşı açıklamalar yaptı. Keşke bu işe kafa yorduğunuz kadar 2010 Lig Şampiyonu olan Bursaspor'un zor döneminde yardımcı olmak için neler yapılabilir kısmına kafa yorsaydınız.”

Şimdi burada araya gireyim. O gün, Bursaspor küme düşmeseydi, hatta ligde kalmaya devam etmiş olsaydı ne olacaktı?

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Ömer Furkan Banaz, tebrikleri kabul etmeyecek miydi? Zor zamanda sahip çıktık ve kimse yanımızda durmadı demeyecek miydi, Bursaspor’u ligde tutmayı başardık demeyecek miydi?

Şimdi başarıyı sahiplenecek olan yönetim neden başarısızlığı tek başına sahiplenmiyor.  

****

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ’NİN ARSASINA NE YAPACAKLAR?

İYİ Parti Grup Sözcüsü Adnan Akın’ın bir konuyu daha gündeme getirmesi söz konusuydu ki bu önemliydi. Zira İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu konu hakkında basın açıklaması bile yapmıştı.

“Uludağ Üniversitesi’nin, 9 Kasım’da ihalesini iptal ettiği, Bursa-Ray Metro durağının yanındaki ormanlık alanını, imar planında görünmeyen ‘Raylı Sistemler Depolama Alanı’ olarak yeniden ihaleye çıkarması ile ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bir talebiniz var mıdır? Kampüsteki 93 bin 500 metre karelik ormanlık alanı yeniden ihale edilip, kiralama kararının ardındaki gerçek niyet nedir? Acemlerdeki depolama sahasını buraya mı taşımayı düşünüyorsunuz? Taşınacaksa o zaman boşalan alana ne yapacaksınız?”

Bu konu hakkında İYİ Parti İl Başkanlığı’nın yapmış olduğu basın açıklamasına gönderme yaparak “Çamur at izi kalsın politikası izlenmiştir” cümlesini kurdu Başkan Alinur Aktaş. Ve açıklamayı da şu şekilde yaptı.

“Kesinlikle mevcut yeri boşaltmak, orayı ranta açmak gibi şeyler söz konusu değil. Bu teknik bir konu. Belediye burada film çevirmiyor. Belediye burada teşekkür edilecek bir şey yapıyor. 17 dizilik 68 tane toplu taşıma aracı geliyor. BursaRay’a araç takviyesi yapmamız lazım. Bu kadar aracı nerede muhafaza edeceğiz. Bunun teknik bir altyapısı var” diyerek sözü Genel Sekreter Ulaş Akhan’a bıraktı.

Akhan, “Biz bu depolama hattını Doğanköy’de düşünmüştük. 15 kilometrelik bir hattın deposu olarak en doğru yerin burası olduğu uygun görüldü. Alandaki ağaçların tamamının taşınması planlanmıştır. Kestel hattının uzatılmasıyla birlikte şehrin doğusunda da bir depolama ihtiyacı oldu. Bununla alakalı da çalışmamız devam ediyor” açıklamasında bulundu.

****

Son Not!..

Katıldığım meclistoplantısında Büyükşehir Belediyesi’nin muhalefetinin ne kadar etkisiz olduğunun daha iyi farkına vardım diyebilirim.

Dersine iyi çalışmak deyimi vardır. Bu deyimi gerçekten uygulamakta fayda var… Yoksa iktidar iktidarlığına, muhalefet de muhalifliğine devam edecektir.

Benzer Haberler:

Yorum

    Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış.

    YORUM YAZIN

İktidarı iktidar yapan muhalefettir!