Diken üstündeyiz!..
Önce okuyucularıma seslenmek istiyorum…
Üniversite sınavlarında Türkçe dersinde en önemli 3 konu vardır. Ve ilk önce onlar öğretilir.
Sözcükte anlam, cümlede anlam, paragrafta anlam…
Bu konulardan 40’ar soru çözüp, 30’un altında net yapan okuyucular lütfen bana bilirkişilik yapmasın!..
****
Bu uyarıyı yaptıktan sonra hafta içi mecliste tüm maddeleri onaylanan dezenformasyon yasası, nam-ı diğer ‘Sansür Yasası’ geçti.
Bu yasa geçmeden önce çok fazla tartışma yaşandı. Hatta bu konuda ucundan kıyısından ben de düşüncelerimi söylemiştim.
Özellikle 29. Maddeyi tümüyle reddetmenin doğru olmadığını dile getirdim. Gerekçelerimi de açıkladım.
Gerçekten yalan haberlerin önü kesilmeliydi. Özellikle sosyal medyada önü kesilmeli. Meslektaşlarım da bir konuyu doğru düzgün araştırıp soruşturmadan, sadece verilen demeçlere göre haber yazmamalı uyarısında bulunduğum yazımda kesinlikle böyle bir yasanın ihtiyacımız olduğunu anlattım.
Fakat endişelerimi de dile getirdim.
Bu yasanın kesinlikle bir çerçevesi yok. Yalan haberi tam olarak tanımlamıyor, düşünce ve görüş bildirmenin yasaya aykırılık seviyesi ne kadar bilinmiyor. Bu yasa bu şekilde geçmemeli diyerek altını çize çize yazdım.
Buna rağmen, yasanın yanında mıyım, karşısında mıyım? Tam anlaşılamamış.
Her muhalif görüşün sansürleneceği, hapis cezası alacağı bir yasayı nasıl savunabilirim, savunanlara da saygı duyuyorum. Elbette haklı gerekçeleri vardır. Ama ben onlardan değilim.
*****
Velhasıl sevgili okuyucularım, maalesef gülen yüzler altında bu maddeyle birlikte 40 maddelik yasa çıkmış oldu…
Şimdi ise diken üstündeyiz.
‘Sansür Yasası’ gündemi Bartın’da yaşanan maden kazasına bıraktı. Her an yeni bir maden şehidimizin haberini alıyoruz. Gözümüz kulağımız Bartın’da…
Fakat buna rağmen, bana göre ‘iş cinayeti’ olan bu kaza hakkında sosyal medyada yorum yapanların bazıları hakkında emniyet ekipleri soruşturma başlatmış. Tam 12 kişinin yeri tespit edilerek adli işlemler başlatılmış.
****
Yapılan açıklama şöyle:
“Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve bağlı il birimlerince, kanunların verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde, suç ve suçlularla mücadele amacıyla internet ortamında 7/24 esasına göre sanal devriye faaliyetleri yürütülmektedir. 14.10.2022 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’ne bağlı bir maden ocağında meydana gelen patlamaya ilişkin sosyal medya platformlarında vatandaşlarımızı kin, nefret ve düşmanlığa alenen tahrik eden ve provokatif içerikli paylaşımlarda bulunduğu değerlendirilen 12 hesap yöneticisinin tespiti yapılmış, adli işlemlere başlanmıştır. Emniyet genel müdürlüğü Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
*****
Haydaa…
Durun daha atılan imzaların mürekkebi kurumadı!
Bu neyin acelesi.
****
13 Mayıs 2014’te yaşana ‘Soma Faciası’nı unutmadık!..
301 madencimiz şehit olmuştu. -Ki, davalar yıllardır sürüyor.
Tarihimizde böyle bir leke varken, Bartın Faciası’nın yaşandığı gün, insanların üzüntülerini, hüzünlerini dile getirdiğinde yani bir düşünce paylaştığında hakkında adli işlem yapmak gerçekten uygun olmadı.
Bunun yolu bu değildir.
Önce tweet şikayet edilir, bu şikayet haklı bulunursa uyarısı yapılır, halen daha aynı tweet’i atmaya ısrar ediyorlarsa halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürüklüyorsa hakkında soruşturma başlatılır. Ne amaçla yazıldığı uzmanlarca kararlaştırılır ve daha sonra gözaltına alınır. Bunun yolu budur!..
2 kelime yazı yazdığı için kimse gözaltına alınmamalı!..
****
Bu haberi gördükten sonra mesai arkadaşım Gözde Şahin’le konuştuk. “Bu konu hakkında yazmasam mı acaba” dedi.
Bu cümle bile bizi kendimize getirdi…
Bize kim ne kadar sansür uygularsa uygulasın, biz kesinlikle otosansürümüzü yaratmayacağız…
Bu konuda Nöbetçi Gazete Yayın Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Enver Akasoy’dan da tam destek aldık.
“Korkusuzca yazın” cümlesi bize güç verdi…
****
Son Not!..
Bu yazıdan sonra hakkımda soruşturma açılır mı, gözaltına alınır mıyım bilmiyorum…
Fakat, şeref duyarım!





Yorum